Bir Garip Team Viewer Hikayesi

0
135
teamviewer

Bugün, sevgili canım kocam sayesinde tanıştığım ve tanıştığıma çok memnun olduğum bir program, Team Viewer hakkında sizleri de bilgilendirmek istiyorum. Şöyle bir bakalım neymiş bu Team Viewer.

Team Viewer Ne İşe Yarar

Team Viewer, bir uzak masaüstü arayüzü, yani cep telefonunuzdan ya da tabletinizden, her neyse yanınızda taşıdığınız mobil cihazınız, o cihazdan, her an kendi masaüstü bilgisayarınızı ya da yardım etmek amacıyla bir arkadaşınızın bilgisayarını kontrol edebileceğiniz bir program. İki masaüstü ya da iki mobil cihaz arasında da bağlantı kurabilirsiniz.

Team Viewer ile İki Cihaz Arasında Bağlantı Nasıl Kurulur

Masaüstü bilgisayara programı yükleyip, yükleme sonrasında programın size verdiği ID’yi, mobil cihazınıza yüklediğiniz mobil uygulamaya girmeniz ve bağlan butonunu tıklamanız ve ardından yine masaüstü bilgisayardaki team viewer programının sizin için ürettiği şifreyi mobil uygulamaya girmeniz yeterli. Sonrasında mobil cihazınızın ekranından bilgisayarınızın ekranını görebiliyor ve tıpkı bilgisayarın başındaymışsınız gibi onu kullanabiliyor olacaksınız.

Konferans Modu ile Birden Fazla Cihaza Bağlanın

Güzel ve hayatı kolaylaştıran bir program. Konferans gibi birkaç yeteneği daha var. Konferans modunu seçerek birden fazla bilgisayara ya da mobil cihaza bağlanabilirsiniz. Yükledikten sonra arayüzünde göreceğiniz Konferans Modu sekmesi ile çalışma modunuzu kolaylıkla değiştirebilirsiniz. Hatta ufak bir training modu da var ve size programı nasıl kullanacağınızı ve neler yapabileceğinizi anlatıyor.

Team Viewer’ı Nereden Edinebilirim

Team Viewer masaüstü uygulamasını, masaüstü bilgisayarınızda kullanabilmeniz için yapmanız gereken, www.teamviewer.com adresinden ücretsiz Team Viewer Remote Kontrol programını indirerek kurmak. Mobil cihazınızda kullanmak için ise Android sistemli cihazlara Google Play Store’dan ve IOS’lara da App Store’dan mobil uygulamalarını yükleyebilirsiniz.

Evet, Team Viewer bu, uzatmayayım dedim ama yine kendime hakim olamayıp bayağı bir anlattım galiba. Eğitimci bir babanın kızı olunca zor oluyor kendine hakim olmak.

Aslında bugün size güzel insanlardan bahsedecektim, Katharlar‘ı anlatacaktım. Sonra acı sonları geldi aklıma, güzel insanların sonlarının acı olması canımı acıttı, vazgeçtim. On binlerce insan, sırf otoritenin din kurallarına uymadıkları için, sırf Tanrı ile insan arasında bir aracıya gerek yoktur dedikleri için, sırf herkes istediği şekilde ibadet edebilir dedikleri için, sırf bizim dinimiz sevgidir yolu sevgiden geçen herkes bizim kardeşimizdir, insanlara kötülük yapmamak en büyük ibadettir, din sevgidir, sevmek için din adamlarına ihtiyaç yoktur, herkes eşittir, kadınlar ile erkekler arasında hiçbir fark yoktur, herkes hayata bir şeyler katmak zorundadır, hayata bir şeyler katmayan insan en büyük dinsizdir dedikleri için, kadın erkek hep beraber daha güzel bir dünya yaratmaya çalıştıkları için, Roma Katolik Kilisesi tarafından kadın-erkek-çocuk-bebek gözetmeksizin kılıçtan geçirildi. 1200 lü yılların ortalarıydı. 40.000 insan Albi Haçlı Ordusu tarafından katledildi. Kilisenin öylesine gözü dönmüştü ki, “Biz kimin Kathar olup kimin olmadığını nasıl anlayacağız?” diye soran komutana Papa, “Hepsini öldürün, tanrı kendi adamlarını seçer!” şeklinde cevap vermiş ve Carcassonne, Beziers ve çevresinde yaşayan tüm canlıların katledilmesini istemişti. Tek suçları insan olmaktı, insan gibi insan olmaktı.

Bununla da yetinmeyen kilise, engizisyon mahkemeleri kurmuş ve kathar olduğunu düşündüğü herkesi diri diri ateşe atarak Katharlar’ı tamamen tarihten silmeye çalışmıştı. Neden? Çünkü iyiydiler, insandılar. Saçmalıklar uğruna kimsenin malına, canına, namusuna göz dikmiyorlardı. Tıpkı isimleri gibi “Aydınlanmış” insanlardı ve aydınlık kan emiciler için çok ölümcüldü, o yüzdendir ki aydınlığı öldürdüler ve Ortaçağ’ın karanlığına biraz daha zifir eklediler.

Eminim hikaye size de çok tanıdık gelmiştir. Oldukça tanıdık zira(!)

Katharlar’ın kökeninden falan bahsedecektim yazımda ama vazgeçtim, beni ilgilendirmiyor da zaten. Beni ilgilendiren insanlık kısmı. Merak edenler internetten, Vizigotlardan girip Maniciliğe dönüp sonra oradan Budizme uğrayıp Bulgaristan’da yerleşik olan Bogomiller’e gelen oradan da misyonerler aracılığıyla Batı Fransa’da yaşamış olan Katharlar’a varan bir dolu yazı bulabilirler. Hatta Katharlar’a yapılan eziyetler ve kutsal kasenin aslı üzerine kurgulanmış bir Kurgusal Tarihi Roman olan Labirent‘i (Kate Mosse) okuyabilirler.

Umarım katliamlardan ve engizisyondan kurtulan iyi insanlar vardır ve dünyayı tekrar yaşanılabilir kılmak için iyi bir planları vardır.

DipNot: Başlık, yazı bittikten sonra editlenmiştir, aslında Team Viewer: Hayatın Kısayolu idi ama ülkenin bu karanlık ortamında aklı tek parça tutabilmek olanaksız olduğundan, yazının gidişatı da tek parça olamadı.

Leave your vote

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%