Bilinçsiz Antibiyotik Kullanımı Sizi Nasıl Hasta Ediyor

0
129

Dünyanın en çok antibiyotik kullanan ülkelerinden birisi olduğumuzu biliyor muydunuz? Peki neden, biz çok mu hasta oluyoruz ya da çok mu nazik bir milletiz. Aslında ikisi de değil. Türkler pek çok millete göre çok daha güçlü fiziksel özelliklere sahiptir. Genetik çeşitliliğimiz sayesinde pek çok millete göre hastalıklara karşı direncimiz çok daha yüksektir. Ayrıca yine pek çok Avrupalıya göre daha iyi besleniriz. Bizim sorunumuz mucizelere fazla inanıyor olmamız.

Tıpta temel kurallardan bir tanesi vücudun kendini yenilemesine ve iyileştirmesine izin vermektir. Yani, eğer çok tehlikeli ve vücudun savaşmasının mümkün olmadığı bir hastalığınız yoksa vücudunuza o hastalıkla savaşması için fırsat tanınmalıdır. Bu süreç ağrılı ve yatakta geçebilir. Ancak aynı hastalığa tekrar yakalanmamak için zorunluluktur. Ancak biz ne yazık ki bu süreci beklememek, yatağa girmeden sorunu çözmek isteriz ve sonuç olarak antibiyotiklere sarılırız. Ancak antibiyotik kullanmadan önce bunları mutlaka bilmelisiniz.

Viral Enfeksiyonlarda Antibiyotik Hiçbir İşe Yaramaz

Evet, sizi yatağa düşüren hastalık bakteriyel değil de viral olabilir ve bu durumda bir değil bin doz antibiyotik kullansanız dahi hiçbir faydası olmayacaktır. Nedeni ise çok basit. Antibiyotik bakterileri öldürmek ya da direncini düşürmek için kullanılır. Virüsler üzerinde ise hiçbir etkisi yoktur.

Grip, Nezle, Soğuk Algınlığı Gibi Hastalıklar Viraldir

Yaygın inanışın aksine grip, nezle ve soğuk algınlığı üşütünce olmaz. Ayrıca antibiyotikle de iyileşmezler. Bu hastalıklar viraldir ve antibiyotik bu tür hastalıklarda endike değildir. Zaten grip olan birine yazılan antibiyotik gribi iyileştirmesi için yazılmaz. Gribe neden olan virüslerin zayıflattığı bağışıklık sistemine saldıran bakterilerin yarattığı ikincil enfeksiyonlar varsa (boğaz enfeksiyonu gibi) bunları iyileştirmesi için reçete edilir. Peki grip nasıl iyileşir? Cevap aslında basit, kendiliğinden. Vücut virüslerle savaşır ve kazanır. Sizin yapmanız gereken ise ikincil bakteriyel enfeksiyonların oluşabileceği uygun ortamı yaratmamaya çalışmaktır. Sıvı alımınızı üst seviyede tutup, hijyen koşullarına riayet ettiğiniz ve beslenmenize dikkat ettiğiniz sürece, girbi basit ağrı kesicilerle atlatmanız çok çok kolaydır. Peki grip için antibiyotik alırsanız ne olur?

Antibiyotik Bağışıklık Sisteminizi Öldürür

Adından da anlaşılacağı ve daha önce de belirttiğimiz üzere antibiyotikler bakterileri öldüren ajanlardır. Şu şekilde düşünüyor olabilirsiniz: “Daha iyi işte vücudumda bakteriler varsa ölürler, beni hasta etmezler.” Bu düşünce yanlıştır. Neden derseniz, antibiyotikler bakterileri öldürürler evet ama tüm bakterileri öldürürler, faydalı olanları da. Faydalı bakteri mi olur demeyin. Bağırsaklarımızda yaşayan ve bağışıklık sistemimizin en önemli parçası olan LAKTOBASİLLER bizim hastalıklardan korunmamızı sağlayan yararlı bakterilerdir. Bu bakteriler antibiyotikler tarafından öldürüldüğünde, vücudunuz bakterilere ve virüslere karşı savunmasız kalır. Çok duyduğumuz prebiyotik ve probiyotikler işte tam da bu bakterilerdir. Bağışıklık sistemi zayıf olanlara dışarıdan verilen ilaçlar da aslında bu bakterilerdir. Siz olur olmaz antibiyotik kullandığınızda, kendi elinizle kendi bağışıklık sisteminizi tahrip etmiş olursunuz. Bu nedenle antibiyotikler ancak bakteriyel olduğu tespit edilmiş durumlarda ve uygun dozda kullanılmalıdır.

Doz Tamamlanmadan Antibiyotik Kesilmemelidir

Yapılan çok büyük bir yanlış da bakteriyel bir enfeksiyon olduğu tespit edilen ve kendiliğinden iyileşmesini beklemenin riskli olduğu durumlarda başlanan antibiyotiğin yarım bırakılmasıdır. Siz antibiyotiği doktorun önerdiği günden daha az süre kullanıp, kendinizi iyi hissetmeye başladığınızda bırakırsanız, vücudunuzdaki bakterilere o antibiyotiği tattırmış ve onlara bu antibiyotiğe karşı direnç geliştirme şansı tanımış olursunuz. Yani diğer bir deyişle onları güçlendirirsiniz. Dirençli bakteriler ise sizi çok kısa bir süre sonra tekrar hasta edecek ve tekrar aynı tür bir antibiyotik kullanarak iyileşmeye çalıştığınızda, bunu başaramayacaksınız. Çünkü o bakterilere bu antibiyotiği daha önce tanıtmış ve bakteriler ölmeden ilacı bırakmıştınız. Oysa önerilen dozu tamamlamış olsaydınız, bakteriler ölmüş olacaklardı. bu Oysa bu davranışta çok ciddi sorunlar vardır.

Bakteriler günler içerisinde mutasyona uğrar ve antibiyotiklere karşı direnç kazanırlar. Bakteri modifiye olduktan sonra antibiyotikler aynı hastalık üzerinde ikinci kez etkili olmayabilir. Bu durumda ya dozun artırılması ya da farklı spektruma sahip bir antibiyotiğe geçmek gerekecektir. Antibiyotik bir kez alındığında bağışıklık sistemi bypass edilmiş olur ve mikroplarla savaşma kabiliyetini yitirir. Sürekli antibiyotik kullanan bireyin ise bağışıklık sistemi yok sayılabilir.

Doğru Grip Tedavisi Nasıl Olmalıdır

Doğru grip tedavisi bol sıvı alımına ek olarak, vücut direncini artıran C vitamininden zengin beslenmek şeklinde olmalıdır. Beslenmenize dikkat edip, sıvı alımını dengede tutarsanız, ilaç tedavisi olarak sadece semptomları hafifletmekte kullanılabilecek basit ağrı kesiciler (parasetamol türevleri) şeklinde uygulanabilir.

Ateş Düşürücü Kullanımına da Dikkat Etmek Gerekir

İkinci olarak antibiyotikler kadar sık kullandığımız ateş düşürücülerdir. Vücut virüs ve bakterilerle savaşırken vücut ısısı yükselir. Bunun doğal bir nedeni vardır. İnsan vücudu 40 dereceye kadar ateşe bir süre tahammül edebilir, ancak pek çok bakteri ve virüs bu sıcaklıklarda hayatta kalamaz. Yüskek ateş durumunda bağışıklık sisteminin çalışması kolaylaşacak ve hastalıkla daha etkin biçimde savaşabilecektir. Ancak elbette 39 derecenin üzerindeki ateş takip edilmeli, özellikle çocuklarda ilaç yerine fiziksel tedbirler kullanılmalıdır. Örneğin ılık duş etkili bir yöntem olacaktır.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise suyun ılık olmasıdır. Ateşi yüksek olan bir çocuğu soğuk suya sokarsanız, vücut ısısı ani olarak düşmeye başlayacak ve vücudun bu ani düşüşe ayak uyduramaması nedeniyle çocuk hipotermi (vücut ısısının aşırı düşmesi) krizine girebilecektir. Bu durum ise ölümcül olabilir. Uzun süre düşmeyen ateş durumunda ise kendi inisiyatifinizle ilaç kullanmak yerine hekime başvurmanız en doğru hareket olacaktır.

Sonuç olarak her ilaç için geçerli olmakla birlikte, antibiyotiklerde kullanım konusunda çok daha dikkatli olunması gerekmektedir. Hekim önerisi olmadan hiçbir ilacı kullanmamalısınız.

Leave your vote

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%