İyi Çocuk Nasıl Yetiştirilir?

0
82

İyi çocuk nasıl yetiştirilir sorusunun cevabını verebilmemiz için öncelikle iyi çocuk nasıl olur, çocuk nasıl yetiştirilirse iyi insan olur gibi sorulara yanıt vermemiz gerekir.

İyi Çocuk Denince Akla Gelen

İyi çocuk deyince bir çoğumuzun aklına söz dinleyen, büyüklerinin karşısında kayıtsız şartsız susan, hayatıyla ilgili konularda ebeveynlerine onun adına karar alma hakkı tanıyan, annesinin istediği zamanda yemek yiyip, annesinin istediği miktarda yiyen, annesinin koyduğu kurallar çerçevesinde uyuyan ve şakalarını bile ailenin izin verdiği ölçülerde yapan, bir şey yapması istendiğinde sorgulamadan, karşı çıkmadan, kendisi istemese dahi yapan çocuk tipi gelir. Bu çocuklardan da dünyada milyonlarcası vardır ve ortalama hepsinin hayatı aynı sıkışmışlık içinde sürüp gider. Ama iyi çocuk bu değildir.

İyi Çocuk Nedir O Halde?

Bir kere iyi çocuk diye bir şey yoktur. Çocuk iyidir zaten. Sonradan köreltilen, koyunlaştırılan, aptallaştırılan, suça sevk edilen çocuk vardır. Bir çocuğun iyi olup olmadığının ölçüsü, büyüyüp yetişkin olduğunda dünyaya karşı hayatın içinde sergilediği tavırla ölçülebilir. Siz iyi çocuk değil, iyi yetişkinler yetiştirirsiniz yani. Bir yetişkin kendini ilgilendiren konularda sorumluluk alabiliyorsa, hayatıyla ilgili konularda neden sonuç ilişkisine bağlı kendi kararlarını verebiliyorsa, hatalara karşı başı dik “hayır” diyebiliyorsa, haksızlıklar karşısında dimdik kendini savunabiliyorsa, insanlığın faydası için çalışmaktan zevk alıyorsa, kendinden zayıfları korumayı görev biliyorsa, insanların özgürlük alanlarına tecavüz etmenin yanlış bir davranış olduğunun farkındaysa evet, o yetişkin iyi bir çocuk olarak yetiştirilmiştir diyebiliriz.

Peki anne-baba olarak nasıl davranmalıyız ki çocuğumuz büyüdüğünde olması gerektiği gibi, yukarıda tarif ettiğimiz gibi güçlü, kararlı, dürüst, merhametli ve başarılı bir insan olsun. Bebeklikten başlayarak hangi davranışların çocuğun erişkinlik dönemlerinde hangi etkileri oluşturacağına tek tek bakalım.

Temel İhtiyaçların Karşılanması

Bir bebeğin temel ihtiyaçları, beslenme, temizlik, ısınma ve şefkattir. Bebeğiniz ağladığında ona koşarsanız, değer verildiğini hisseder. Önemsendiğini bilerek büyür. Ve yetişkinliğinde de önemsenmenin ve önemsemenin ne denli önemli olduğunun bilincinde bir insan olarak mutlu bir evlilik yapar.

Isınma ihtiyacı karşılanmayan çocuklar, hırçın, öfkeli, hislerinden ve neden öfkeli hissettiğinden emin olamayan bireylere dönüşürler. Çünkü üşüyen çocuk kasları da dahil olmak üzere hep gergindir. Isınma ihtiyacı karşılanan çocuk ise daha rahat, huzuru bilen, rahat yaşamaya ve yaşatmaya istekli bir kişilik geliştirir. Böylelikle hem kendi hem de çevresindeki insanlar için dingin bir liman olur.

Beslenme de aynı şekilde uygun olarak karşılandığında hem çocuğun fiziksel ve metabolik olarak sağlıklı büyümesini hem de psikolojik yönden daha huzurlu, açlık hisssinin verdiği gerginlikten uzak bir kişilik geliştirmesini sağlar.

Son olarak temizlik ihtiyacı karşılanan çocuk, hem bedenen daha sağlıklı olur hem de ruhen daha dingin bir kişilik oluşturur. Temel ihtiyaçların karşılanması, yetişkinliğe yapılan ilk ve en önemli yatırımdır.

Konuşmayı Öğrenen Çocukla İletişim

En çok yapılan hata, konuşmayı yeni öğrenen çocukla aptalmış, anlamazmış gibi konuşmaktır. Halbuki çocuğunuz sizden daha zekidir. Önce ona söylediğiniz her şeyi beynine kaydeder. Daha sonra aralarında ilişki kurabilecek kadar veri topladığında bunları işleyerek konuşmaya başlar. İşte bu noktada ona aktardığınız veriler önem kazanır.

Çocuk kelimeleri doğru ve cümleleri de tam duyarsa, konuşmayı öğrendiği an bir yetişkinle sohbet edebilecek kıvamdadır. Fakat siz çocuğunuza su yerine “bumma”, dışarı çıkmak yerine “attaya gitmek” gibi saçma sapan, anlamsız kelimeler öğretirseniz, çocuk önce bunları gerçek konuşma diline uyarlamak için zaman ve enerji harcayacak, belki de bulunduğu dönemde öğrenmesi gereken diğer şeyler için geç kalacaktır.

Ayrıca, bir yetişkinin kurduğu cümleleri anlayamayan çocuk, çevresindeki yetişkinler tarafından “çocuk bu anlamaz” şeklinde tanımlanacak ve çocuk da gerçekten anlayamayacağını düşünerek, anlamaya çalışmaktan vazgeçecektir. Bu şekilde süre giden çocukluk dönemi boyunca anlamaya çalışmayı bırakan çocuk, yetişkinliğinde de sorgulamayan, olduğu gibi kabul eden, yanlışla doğruyu ayırt edemeyen bir birey olacaktır. Daha kötüsü ise, o da tıpkı kendisi gibi çocuklar yetiştirerek, insan neslilinin bu şekilde sürmesine neden olacaktır.

Kendi Kararlarını Almaya Teşvik Etmek

Yapılan hatalardan biri de her konuda çocuk adına karar vermektir. Yapılması gereken ise, arka planda güvenliğini sağladıktan sonra, neden sonuç ilişkisi kurmasını sağlayabilecek şekilde davranışlarının sonuçlarını yaşayarak görmesine izin vermektir.

Örnek vermek gerekirse, soğuk havada üzerine sıcak bir şeyler giymek istemeyen bir çocuğa, “Şunu giy, hasta olursun” demek yerine, “Üzerine bir şey giymezsen hasta olabilirsin, sonuçlarına katlanabileceksen giymeyebilsin” demek, çocuğun bu davranışının sonucunu yaşayarak görmesini sağlar ve sonucun sorumluluğunu alması gerektiğini öğretir. Hastalanan çocuk hiç istemediği ilaçları içmek zorunda kalır, arkadaşlarının oyunlarına katılamayacak kadar halsiz düşer, hayatı sekteye uğrar ve yaptığı yanlış davranışın sonucunun, o davranışı yapmamaktan daha zor olduğuna karar verir. Sonuç olarak, bir daha sizin söylemenize gerek kalmadan üzerine bir şeyler alır. Böylelikle hem karar almayı, hem her kararın bir sonucu olduğunu hem de kararlarının sonuçlarının sorumluluğunu almayı öğrenir.

Yetişkinliğinde de aynı düşünce yapısıyla hayatına devam eden çocuk, hayatta kendi kararlarını alma sorumluluğunu alma, kendini sorgulama ve hatalarını anlama becerisine sahip bir birey olur.

Çocuğun Cinselliğini Anlamak

Çocuk biraz daha büyüyüp de ergenliğe yaklaştıkça cinsel dürtüler oluşmaya başlar. Kız ya da erkek fark etmeksizin bunun büyümenin doğal bir evresi olduğunu bilmek, değişen vücudunu dokunarak tanımaya çalışan çocuğa kötü bir şey yapıyormuş gibi davranmamak, cinsel aktivitesi başlamış çocuğun kız ya da erkek fark etmeksizin mastürbasyon yaparak enerjisini dengelemeye çalışmasına müdahale etmemek gerekir.

Unutmayın ki tüm sapıklar, tecavüzcüler ve bunları yetiştiren anneler, çocukluklarında, ergenliklerinde ve ilk gençliklerinde cinselliği bastırılmış bireylerden çıkar. Cinsellik insan hayatının doğal ve gerekli bir parçasıdır ve cinselliği öcü gibi göstermek yalnızca sapıklar yaratmanıza neden olur. Gelenek adı altında bastırılan, mastürbasyon yapması bile anormal görülen ve gösterilen kız çocukları, cinsellikten zevk alamayan eşlere ve daha sonrasında da cinsellikten zevk alamayacak kız çocukları ve sapıkça cinsel duyguları olan  erkek çocukları yetiştirecek olan annelere dönüşür.

Aile İçinde Çocuğa Söz Hakkı Tanımak

Aile, çocuk için toplumun en küçük ve ilk karşılaştığı modelidir. Aile içerisinde bir karar alınırken çocuğa da söz hakkı tanımak, onun fikrini de sormak, demokratik bir oylama ortamı sağlamak, aileyle ilgili kararlarda onun da fikrini söylemesi gerektiğini, yanlış olduğunu düşündüğü konularda itiraz etmesi gerektiğini, yapılan bir haksızlık varsa bunu kabullenmek yerine karşı durması gerektiğini öğretmek gerekir. Bunu öğrenen ve aile içinde söz hakkına sahip çocuk, ailenin daha büyük bir versiyonu olan topluma karıştığında, fikirlerini özgürce ifade edebilen, söz hakkı olduğunu bilen, hatalara itiraz eden ve haksızlığa sessiz kalmayan bir birey olarak hayatını sürdürür.

Tüm Ebeveynleri İyi Yetişkinler Yetiştirmeye Çağırıyoruz

Tüm bunları bilen, uygulayan, öğrenen sadece bir birey belki dünyada hiçbir fark yaratamaz fakat her ailenin bu şekilde çocuk yetiştirdiğini düşünelim. Yeni yetişen tüm çocuklar anlattığımız özgür düşünceli, vicdanlı, kararlı, sorumluluk sahibi, huzurlu yetişkinlere dönüştüğünde, dünya şu an olduğundan çok farklı bir yere, yaşanılası bir yere dönüşecektir. Bu nedenle tüm anne ve babaları; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir nesil yetiştirmeye davet ediyoruz.

 

 

 

Leave your vote

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%