Bir Yazı Yazayım da Okunmasın Dedim

0
213

Başladım yazmaya. Ne yazayım ne yazayım da okunmasın diye düşünürken aklıma ‘insan’ geldi. Evet insanı yazarsam kimse okumaz diye düşündüm. Hele de insanın mutlu olabileceğiyle ilgili bir şeyler yazarsam tamamdır dedim.

Enine boyuna, herkesin anlayacağı şekilde anlatayım da, kimse anlamasın istedim. Anlamasın çünkü çok uzun bir yazı olduğu için okumaya üşensin diye düşündüm. Şöyle hiç kimsenin kafasında en ufak bir soru işareti bile kalmayacak kadar güzel anlatırsam mutluluğun yolunu, işte o zaman amacıma ulaşırım, daha okumaya başlamadan önce sayfayı aşağılara doğru kaydırırlar, çok uzun olduğunu görünce okumazlar dedim. Hatta aralara günlük hayatta uygulayıp sonuçlarını da hemen görebilecekleri ve bu sayede bu tekniğin işe yaradığını anlayabilecekleri örnek alıştırmalar eklersem, o zaman mükemmel okunmayası bir yazı olur, kimse  okumaz ben de amacıma ulaşmış olurum diye planladım kafamda.

Dur ya dedim, yetmez bu kadar iyi anlatım ve egzersiz örneği, sadece benim yazımı okumamak olmaz, birkaç tane de çok faydalı link ekleyeyim de araya, onları da okumasınlar böylelikle benim aracılığımla bilgi kesinlikle yayılmasın, hepsi bende kalsın, belki saklar bir gün gömü yaparım da, okumaya üşenen güzel halkım kazmaya da üşenir, onu da nasılsa bulamaz dedim. Böylelikle kimsenin hiçbir şey öğrenmeyeceğini garanti ederdim.

Etmeliydim, kimsecikler mutluluğun nasıl da kendi ellerinde, beyinlerinde, hücrelerinde gizli olduğunu bilmemeliydi. Bilmemeliydi çünkü bilirlerse mutlu olabilirlerdi. Aman tanrım, olamazdı, bu olamazdı. İnsanların mutlu olması tüm dünyayı kaosa sürükleyebildi. Mutluluğu keşfeden insanlar, kendilerine anlatılan hikayelere kanmayabilir, bin kadeh içmiş ölü uykularından uyanabirlerdi. Aman allahım. Bu da bir şey miydi? Mutluluğu keşfeden insan, içinde sonsuz sevgiyi büyütebilir, hiçbir insana nefret ya da öfke duymayabilirdi. Bu bir felaketti. Felaketti çünkü insanlar nefret ya da öfke duymazlarsa, savaşlar olmazdı. Olamaz, savaşların olmadığı bir dünya düşünsenize. Savaşlar olmazsa silahlar ne olacaktı? O kadar silah, boşuna mı üretilmişti. Ya silahları ellerinde kalsaydı. Yazık, o adamlar nasıl para kazanacaklardı.

Ya ilaçlar, o silahlarla yaralanan insanları iyileştirmek için üretilen ilaçlar, ekipmanlar. Onlar ne olacaktı.

Hayır hayır olamazdı. Okunmamalıydı. Düşünsenize bir; sonsuz sevgiyi içinde büyüten insan, insan nüfusunu dengelemek için ölüme terk edilen Afrikalılara yardım etmek isteseydi ya. Allah korusundu. Olamazdı. Ya herkes kendisiyle eşit haklara sahip olabilsin diye, haksız hak paylaşımı yapan kocabaşlara dur demek isteseydi. Yok yok hiç biri olacak şey değildi. Tüm bunlar dünyanın sonu demekti. Hayır okunmamalıydı.

Ve okunmadı.

ÇÜNKÜ YAZMADIM.

Leave your vote

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%