Bipolar Bozukluk: Manik Depresif Bozukluk Nedir

Manik-Depresif Bozukluk olarak da bilinen Bipolar Bozukluk Nedir? Bipolar Bozukluk hakkında her şey...

Bipolar Bozukluk; Manik-Depresif Hastalık ya da İki Uçlu Duygudurum Bozukluğu olarak da bilinen duygudurum, enerji, aktivite düzeyleri ve günlük görevleri yürütme yeteneğindeki anormal değişimlerle kendini gösteren beyinsel bir bozukluktur.

Daha anlaşılır bir dille söylemek gerekirse; bipolar bozukluğa sahip bir kişi, aşırı sevinçli – aşırı umutlu – aşırı mutlu – aşırı enerjik ve bazı ekstrem durumlarda (beraberinde psikoz da varsa – psikoz ilerleyen bölümlerde açıklanacaktır) özel güçlere sahipmiş gibi hissetmekle, aşırı üzgün – aşırı ümitsiz – aşırı mutsuz ve bazı ekstrem durumlarda bazı suçlara iştirak etmiş de cezalandırıkacakmış gibi hissetmek arasında gelip giden bir hayat yaşar. Her iki grup duygunun en uç noktalarını yaşadıkları için de hastalığa ” iki uçlu duygudurum bozukluğu” denir. Zaten “bipolar” da “iki kutuplu, iki uçlu” demektir.

Bipolar Bozukluğun İlk Belirtileri Nelerdir?

Bipolar bozukluk genellikle ve çoğunlukla bir depresif atakla ortaya çıkar ancak halk arasında depresyon daha yaygın olarak görüldüğü için, “depresyona girmiş, çıkar nasılsa” şeklindeki yaklaşımlar nedeni ile manik atağın yaşandığı zamana kadar teşhis edilemez. Kendinizi değerlendirebilmeniz açısından depresyon atağının ve mani atağının ilk belirtilerini (erken uyarı semptomları ) bilmeniz önemlidir. Aşağıda bipolar bozukluk içerisinde yaşanan depresif ve manik atağın ilk belirtilerini bulabilirsiniz.

Bir depresyon atağının (depresif atak) ilk belirtileri:

Bir depresif atağın ilk belirtileri yani erken uyarı semptomları şöyledir;

  • Bir sebep yokken yorgun, bitkin ve enerjisiz hissetmek
  • Bezginlik ve belirgin bir sebebi olmayan moral bozukluğu
  • Sürekli dinlenme ihtiyacı hissetmek
  • Özgüvenin azalması, kendi kararlarından şüphe duymak
  • Derin düşüncelere dalma, dalgınlık
  • Hasta olduğunu düşünmek, gelecekle ilgili sağlık endişeleri duymak
  • Normalde yapmaktan keyif alınan şeylere ilgi duymamak, keyif almamak
  • Uykuya dalmakta zorluk ve/veya kesintisiz uyuyamamak
  • Günlük sorumlulukları yerine getirmemek, ihmal etmek
  • Belirli bir konu üzerine odaklanamamak
  • Cinsel istekte azalma
  • Genellikle sinirli ve ürkek olmak
  • Dayanıklılığın azalması
  • Alınganlık, alakalı-alakasız her şeyi üzerine alınmak
  • Başkalarının sürekli kendisi ile ilgili konuştuğu hissine kapılmak
  • Günlük aktivitelerde ve yaşam seyrinde değişiklik
  • Fiziksel olarak rahatsız hissetmek
  • Alkol tüketiminde artış
  • Huzursuz ve gergin olmak
  • Çevresel uyaranlara karşı aşırı duyarlı olmak

Bir mani atağının (manik atak) ilk belirtileri

Bir manik atağın ilk belirtileri yani erken uyarı semptomları ise şöyledir;

  • Aşırı sevinçli ve mutlu hissetmek (hayatında bir değişiklik yokken)
  • Aniden gelen yeni fikirler
  • Aşırı hızlı düşünme
  • Alışılmışın dışında fazla konuşma
  • Aktivitelerde artış ve aşırı artmış enerji (yerinde duramama)
  • Sese karşı duyarlılıkta artış
  • Algılamanın keskinleşmesi
  • Bu dünyada değilde başka bir dünyadaymış gibi hissetme, bütünleşememe
  • Üretkenlikte ve yaratıcılıkta artış
  • uykuya daha az ihtiyaç duyma (normal zamanlarında öğlen zor uyanan birinin sabah erkenden uyanıp dışarı çıkması gibi)
  • İnsanlarla daha fazla iç içe olma isteği
  • Herkes tarafından önemsenme ve olayların merkezinde olma isteği
  • Alkol ve uyuşturucu kullanımında artış
  • Özgüvende aşırı artış, istenilen her şeyin başarılabileceği duygusu (deli cesareti denebilir)
  • Her şeyin hemen olmasını isteme, sabırsızlık, gerginlik
  • Cinsel istekte belirgin artış
  • Sürekli para harcama isteği, savurganlık (kullanmayacağı şeyleri alıp saklama, mesela arabası olmayan bir adamın kar zinciri ya da lastik alması, ödeyemeyeceği boçların altına girmesi gibi)
  • Odaklanma güçlüğü, dikkatin kolayca başka yöne kayması (Konuşurken bir konuyu bitimeden alakasız başka bir konuya atlamak birkaç saat sonra o konuya geri dönmek ya da bulunduğu ortamda konuşulan konu ile alakasız başka bir şey hakkında konuşmaya başlamak gibi)
  • Kavgaya ve tartışmaya eğilimin artması (normalde tepki vermediği bir duruma aşırı tepki vermesi gibi)
  • Hayat standartlarının gerektirdiği yaşam seyire uymamak (mesela zengin değilken zenginmiş gibi davranmak ya da kendini olduğundan farklı tanıtmak)

Bipolar Bozukluk En Sık Hangi Yaşlarda Ortaya Çıkar

Erişkin tipi Bipolar bozukluğun ilk belirtileri aslında 15 yaş gibi erken bir dönemde ortaya çıkabilmese de, depresif ya da manik davranışlar genellikle ergenliğe bağlanır ve teşhisi gecikir. Erkeklerde 18, kadınlarda ise 20 yaş tüm belirtilerin oturması ve doktora başvurulduğu takdirde teşhisin doğru bir şekilde konulabildiği yaşlardır ancak bu yaşlar da üniversite sınavının varlığı gibi yoğun stresin yaşandığı bir döneme denk geldiğinden, manik ve depresif belirtiler hem kişinin kendisi hem de çevresi tarafından yaşadığı yoğun strese bağlanır ve aslında bu dönemde alınması gereken profesyonel yardım daha da gecikir. 20’li yaşların ortalarına gelindiğinde ise belirtiler bariz olarak göze batar hale gelir ve hastanın çevresi tarafından da anormal olarak algılanmaya başlar. Ancak geçen süre içerisinde hastalık oturmuştur ve belki de bir bipoların hayatındaki en zor dönem olan hastalığını kabul etme sürecinin zorluğuyla karşı kaşıya kalınmıştır. Hastalar çoğu zaman doktora gitmeyi ve hasta oldukları fikrini katiyen reddederler ya da bir depresif atak sırasında depresyondan kurtulma fikri ile doktora giderler. Bu dönemde doktor tarafından hastanın geçmişi uygun şekilde sorgulanmazsa, bipolar bozuklukla doktora gelmiş hastaya Majör Depresif Bozukluk (halk arasında depresyon olarak bilinir) tanısı konur ve antidepresanlarla tedavi edilmeye çalışılır.

Antidepresanlar, bipolar hastasının kolayca bir manik atağa geçmesine sebep olur ve manik ataktaki hiçbir bipolar hasta kendi isteğiyle doktora gitmeyi kabul etmez hatta hasta olduğunu şiddetle reddeder. Manik atak sırasında hissettiği mükemmeliyet ve mutluluk hastanın durumundan fazlasıyla memnun olmasına neden olur ve depresif atak sırasında kullandığı ilaçların kendisine yaradığını ve artık depresyondan çıkıp tamamen normal ve çok mutlu bir insan olduğunu düşünür. Bu durumdaki bir bireyi ise kendi ayakları ile doktora götürmek imkansızdan da ötedir.

Bu durum böyle süregider, taa ki tedavi edilmeyen bipolar bozukluk ilerleyip de psikozlar da ortaya çıkana kadar. Psikotik belirtiler gösteren bir bipolar hasta hem kendisi hem de çevresi için tehlikeli olabilir. Bu nedenle genellikle psikozlar (hezeyanlar, halüsinasyonlar – gaipten sesler duyma, başkalarının görmediği şeyler görme vb. gibi) neticesinde, hem kendine hem de yakınlarına zarar vermeye eğilimli olan bipolar hastanın kendi iradesi dışında hastaneye yatırılması ve tedaviye başlanması 30’lu yaşların ortalarını bulmaktadır.

Ancak psikotik belirtiler gösteren bir manik atak, hem hastanın kendisi için hem de yakınları ve çevresi için tehlikeli olduğundan, hastanın hastaneye yatırılarak burada tedavi edilmesi hayati önem taşır.

Bipolar Bozukluk Çocuklarda Görülür mü?

Maalesef ki evet, bipolar bozukluk nadir de olsa çocuklarda da görülebilir. 12 yaş altında manik atak yaşanmadığı kabul edilir. Ancak aşırı hareketli olduğu ve odaklanma sorunu yaşadığı için uzman yardımı aldırılan bipolar bozukluğa sahip çocuklara iyi takip edilmemesi sonucu Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu yanlış tanısı konabilir.

Bunun haricinde hipomanik belirtiler (hafif mani belirtileri) gösteren çocukların davranışları ise, “çocukluk hırçınlığı büyüyünce geçer” denilerek genellikle gözardı edilir. Bu ve bunun gibi pek çok neden erken yaşta ortaya çıkan bipolar bozukluğun tanısının gecikmesine nedem olur.

Bipolar Bozukluk Türleri

Bipolar bozukluğun dört temel tipi vardır; her bir tip, belirli duygudurum değişiklikleri, enerji ve aktivite düzeylerindeki değişimlerle karakterizedir. Bu duygudurum değişimleri, son derece sevinçli ve enerjik (manik olarak da bilinir) hissedilen dönem ile, çok üzgün ya da umutsuz hissedilen dönem (depresif atak olarak da bilinir) arasındaki ani geçişlerle karakterizedir. Daha az şiddetli olan manik dönemler hipomanik atak olarak bilinir.

Burada belirtilmesi gereken nokta, çok sevinçli ve mutlu hissedilmesinin de çok üzgün ve umutsuz hissedilmesinin de belirgin bir sebebinin olmaması ve her iki durumun da aşırı yaşanmasıdır. Her ne kadar hipomani denen durum daha hafif seyreden mani olsa da, sağlıklı bir insanla karşılaştırıldığında hipomanik belirtiler dahi aşırı görünür.

a) Tip I Bipolar Bozukluk Nedir?

En az 7 gün süren manik atak ile veya kişinin acil hastane bakımına ihtiyaç duyacağı kadar şiddetli manik belirtiler ile tanımlamıştır. Tipik olarak en az 2 hafta süren depresif ataklar da birlikte görülür. Karma özellikli depresyon atakaların (manik belirtilerle depresif atakların bir arada bulunduğu) görülmesi de mümkündür.

b) Tip II Bipolar Bozukluk Nedir?

Depresif ataklar ve tip 1 bipolar bozuklukta bahsedilen kadar ağır olmayan manik atakların (hipomanik ataklar) bir karışımı olarak tanımlanır.

c) Siklotimik Bozukluk Nedir?

Siklotimik bozukluk (siklotiminin de denir) – en az 2 yıl (çocuk ve ergenlerde 1 yıl) süren çok sık tekrarlayan hipomanik belirtilerle birlikte çok sık tekrarlayan depresif belirtilerin bir arada görülmesi ile karakterizedir. Bununla birlikte belirtiler, hipomanik atak ya da depresif atak tanısı koymak için yeterli değildir.

Diğer Tanımlanmış veya Tanımlanmamış Bipolar ve İlişkili Bozukluklar

Tanımlanmamış bipolar bozukluk sıklıkla başka bozuklukların da birlikte bulunduğu, bipolar bozukluk tanımlarının dışında kalan durumlar için kullanılır. Yukarıda listelenen üç kategoriye de uymayan bipolar bozukluk belirtileri ile karakterizedir.

Bipolar bozukluk tanımlanırken, bipolar bozukluk ile birlikte bulunabilecek diğer bozukluklar ve kısa tanımlarından da bahsetmek gerekir. Toplumda bipolar bozukluk ile sıklıkla birlikte görülebilen diğer bozukluklar şunlardır;

  1. Anksiyete Bozukluğu
  2. Obsesif Kompulsif Bozukluk
  3. Panik Atak
  4. Bazı kişilik bozuklukları

Bipolar Bozukluğun Belirti ve Bulguları

Bipolar bozukluğa sahip insanlar, alışılmadık yoğun duygu dönemleri, uyku düzenlerinde ve aktivite düzeylerinde değişiklikler yaşarlar ve normal olmayan davranışlar gösterirler. Birbirinden tamamen ayrı olan bu dönemler, “duygudurum atakları” olarak adlandırılır. Duygudurum atakları sırasındaki duygudurumu ve davranışları, kişinin tipik duygudurumu ve davranışlarından keskin bir biçimde farklıdır. Duygudurum atakları sırasında, enerji düzeyi, aktivite ve uyku düzeninde inanılmaz değişimler görülür.

Manik atakta olan insanlar:

  • Çok mutlu, şanslı ve harika hissedebilirler
  • Çok fazla enerjik olabilirler
  • Aktivite düzeyleri artmış olabilir
  • Uyku sorunu yaşayabilirler
  • Normalden daha aktif olabilirler
  • Farklı birçok konuda gerçekten çok hızlı konuşabilirler
  • Ajite olmuş, huzursuz veya “alıngan” olabilirler.
  • Düşünceleri çok hızlı geçiyormuş gibi hissedebilirler.
  • Aynı anda birçok şeyi yapabileceklerini düşünebilirler.Çok fazla para harcamak ya da tek gecelik ilişkilere girmek gibi riskli şeyler yapabilirler.

Depresif atakta olan insanlar:

  • Çok üzgün, düşkün, boşlukta ya da ümitsiz hissedebilirler.
  • Enerjileri çok az olabilir.
  • Aktivite düzeyleri azalmış olabilir.
  • Uyku sorunları yaşayabilirler, çok az ya da çok fazla uyuyabilirler.
  • Hiçbir şeyden zevk almadıklarını hissedebilirler.
  • Endişeli ve boşlukta hissedebilirler.
  • Odaklanma sorunu yaşayabilirler.
  • Bir sürü şeyi unutabilirler.
  • Çok fazla ya da çok az yiyebilirler.
  • Yorgun veya ağırlaşmış hissedebilirler.
  • Ölüm ve intihar hakkında düşünebilirler.

Duygudurum atakları sırasında bazen hem manik hem defresif belirtiler birlikte görülebilir. Bu ataklar, karma özellikli (mikst) ataklar olarak adlandırılır. Karma özellikli atak yaşayan insanlar, çok üzgün, boşlukta ya da ümitsiz hissederken, aynı zamanda aşırı derecede enerjik hissedebilirler.

Duygudurum gelgitleri ya da değişiklikleri daha az ciddi olsa bile bipolar bozukluk mevcut olabilir. Örneğin, bipolar bozukluğa sahip bazı insanlar manik belirtilerden daha az ciddi olan hipomanik belirtiler yaşayabilirler. Hipomanik bir atak sırasında, kişi çok iyi hissedebilir, gayet üretken hissedebilir ve görevlerini yerine getirebilir. Kişi bir şeylerin ters gittiğini hissetmeyebilir fakat ailesi ve arkadaşları, bipolar bozukluğa sahip birinde görülebilecek duygudurum gelgitlerini veya değişikliklerini fark edebilirler. Uygun şekilde tedavi edilmedikleri taktirde, hipomani atakları kolayca bir manik atağa ya da depresif atağa dönüşebilir.

Bipolar Bozukluk Nasıl Teşhis Edilir?

Doğru teşhis ve uygun tedavi ile bipolar bozukluğa sahip insanlar, sağlıklı ve üretken bir hayat sürdürebilirler. Bipolar bozukluğa sahip olduğunu düşünen bir kişinin yapması gereken ilk şey, bir doktorla veya akıl sağlığı konusunda lisansa sahip bir sağlık profesyoneli ile görüşmek olmalıdır.

 Doktor diğer sağlık durumlarını ekarte etmek için bir fiziksel muayeneden geçirebilir ve sorunların mevcut başka bir hastalıktan kaynaklanmadığından emin olduktan sonra hastayı bir akıl sağlığı muayenesinden geçirebilir ya da bipolar bozukluk teşhisi ve tedavisi üzerine uzman bir psikiyatriste yönlendirebilir.

Bipolar Bozukluk ile Şizofreni Farkı Nedir?

Psikotik belirtiler olmaksızın sadece mani ya da depresyon atakları şeklinde yaşanan bipolar bozukluk türünün şizofreni ile karıştırılması mümkün olmasa da, psikotik belirtilerle (halüsinasyonlar, hezeyanlar vb) birlikte seyreden bipolar bozukluk sıklıkla şizofreni ile karıştırılır.

Bipolar bozukluk ile şizofreni belirtilerin aralıklı ya da sürekli olması ile birbirinden ayrılabilir. Bipolar bozukluk, manik ve depresif ataklar ile seyreder. Ataklar arasında geçen sürede hasta normal hayat seyrine döner. Şizofrenide ise belirtiler süreklidir. Bazı zamanlarda az da olsa hafifleyebilse de, hasta hiçbir zaman normal hayat seyrine dönemez.

Sağlık Çalışanları İçin Öneri

Bipolar bozukluğa sahip kişilerin, depresyon yaşarken yardım isteme ihtimali, mani ya da hipomani yaşarken yardım isteme ihtimalinden daha yüksektir. Bu nedenle bipolar bozukluğa sahip bir kişiye yanlışlıkla majör depresyon tanısı konulmadığından emin olmak için dikkatli bir tıbbi hikaye gereklidir. Yanlızca depresyon (unipolar depresyon olarak da bilinir) geçiren insanlar, mani yaşamazlar. Bununla beraber, aynı anda bazı mani belirtileri de gösterebilirler ve bu durumda da karma özellikli major depresyon tanısı konur.

Bipolar Bozukluk ve Diğer Hastalıklar

Bazı bipolar bozukluk belirtileri diğer hastalıkların belirtileri ile çok benzerdir ve doktorun teşhis koymasını zorlaştırabilir. Ayrıca, bipolar bozukluğa sahip bir kişi anksiyete bozukluğu, madde bağımlılığı ya da bir yeme bozukluğu gibi bir hastalığa da sahip olabilir. Bipolar bozukluğa sahip kişiler, tiroid bozuklukları, migren tipi baş ağrıları, kalp rahatsızlıkları, diyabet, obezite ve diğer hastalıklar açısından da daha yüksek risk altındadır.

Psikoz:

Bazı durumlarda, ciddi mani ya da depresyon atakları yaşayan kişiler aynı zamanda halüsinasyonlar ya da hezeyanlar (kuruntular) gibi psikotik belirtiler de gösterebilirler. Bu psikotik belirtiler, kişinin normal dışı duygudurumu ile eşleşme eğilimindedirler. Örneğin;

Manik atak sırasında psikotik belirtiler yaşayan bir kişi, ünlü biri olduğuna, çok parası olduğuna ya da bazı özel güçlere sahip olduğuna inanabilir. Depresif atak sırasında psikotik belirtiler yaşayan bir kişi ise, dibe vurduğuna, beş parasız olduğuna ve işlediği bir suçtan arandığına inanabilir.

Sonuç olarak, aynı zamanda psikotik belirtiler de gösteren bir bipolar hastasına yanlışlıkla şizofreni teşhisi konabilir.

Anksiyete ve Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB):

Anksiyete bozuklukları ve dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozuklukları sıklıkla bipolar bozukluk ile birlikte bulunur.

Madde Bağımlılığı:

Bipolar bozukluğa sahip kişiler alkol ya da uyuşturucu kullanabilirler, ilişki sorunları yaşayabilirler, okulda veya işte başarısız performanslar sergileyebilirler. Aileleri, arkadaşları ya da diğer insanlar bu belirtilerin bipolar bozukluk gibi bir majör akıl hastalığından kaynaklandığını anlayamayabilir.

Bipolar Bozukluğun Ortaya Çıkmasındaki Risk Faktörleri

Bilim insanları bipolar bozukluğun olası sebepleri üzerine çalışmaya devam ediyorlar. Ortak kanı tek bir sebep olmadığı yönünde. Bunun yerine, birçok faktörün birleşiminin hastalığa sebep olduğu ve riski arttığı üzerinde duruluyor.

Beyin Yapısı ve Fonksiyonları:

Bazı çalışmalar bipolar bozukluğa sahip kişilerin beyinlerinin, sağlıklı insanlarınkinden ya da diğer bozukluklara sahip kişilerin beyinleriden nasıl farklı çalıştığını göstermektedir. Genetik çalışmalardan elde edilen yeni bilgiler, bilim adamlarının bipolar bozukluğu daha iyi tanımalarına ve hangi tedavi yöntemlerinin daha etkili olacağına karar vermelerine yardım etmektedir.

Genetik faktörler:

Bazı araştırmalar belirli bazı genlere sahip insanların, diğer insanlara oranla bipolar bozukluğa yakalanma ihtimallerinin daha yüksek olduğunu göstermiştir. Fakat genler bipolar bozukluk için tek risk faktörü değildir. Tamamıyla aynı genlere sahip tek yumurta ikizleri üzerinde yapılan çalışmalarda, ikizlerden birinde bipolar bozukluk gelişirken diğerinde gelişmediği gözlenmiştir.

Aile Öyküsü:

Bipolar bozukluk ailesel olarak gelişme eğilimindedir. Bipolar bozukluğa sahip bir ebeveyne ya da kardeşe sahip bir çocukta bipolar bozukluğun gelişmesi ihtimali, aile öyküsünde hiç bipolar bozukluğa sahip birey olmayan bir çocuğa oranla daha yüksektir. Bununla birlikte, belirtmekte fayda vardır ki, aile öyküsünde bipolar bozukluk bulunan insanların birçoğunda hastalık gelişmez.

Bipolar Bozukluk Tedavisi ve Terapiler

Bipolar Bozukluk da tıpkı kalp hastalıkları ya da vücudunuzdaki diğer sistemlerin hastalıkları gibi tedavi edilebilir bir hastalıktır. Tedavi birçok insana, (bipolar bozukluğun bazı ciddi formlarına sahip olsalar bile) duygudurum dalgalanmaları ve diğer bipolar belirtileri üzerinde daha fazla kontrole sahip olmaları konusunda yardımcı olur. Etkili bir tedavi planı genellikle ilaçların ve psikoterapinin (konuşma terapisi de denir) bir birleşiminden oluşur. Bipolar bozukluk hayat boyu süren bir hastalıktır. Mani ve depresyon atakları tipik olarak zaman zaman geri döner. Ataklar arasındaki zamanlarda bazı insanlar hiç duygudurum dalgalanmaları yaşamazken, bazıları ise müzmin belirtilere sahip olabilirler. Uzun vadede, sürekli tedavi bu belirtilerin de kontrol altına alınmasına yardım eder.

Bipolar bozukluk tedavisinin başarılı olması en çok kişinin tedavi olmayı istemesine bağlıdır. Hasta olduğunu kabul edip uygun tedaviyi bulmaya gönüllü bir bipolar, doktorla koordine çalışılan birkaç deneme sonrasında kendisi için en başarılı tedaviyi bulacak ve hayatının geri kalanını başarılı ve mutlu geçirebilecektir (bazı zamanlarda mani ya da depresyon yineleyebilse de, takip altındaki bir hastadaki atak dönemleri hiçbir zaman tedavi olmayan bir bipolar hastadaki kadar şiddetli geçmez.)

Toplumsal baskılar, psikiyatrik hastalara bakış açısı gibi nedenler bipolar hastaların doktora gitmek istememelerinin önemli bir sebebidir.

Ancak bir psikiyatri hastasının bilmesi gereken en önemli şey; bir psikiyatri hastasını kötü kelimelerle etiketleyecek insanlar ancak cahil insanlardır, cehaletleri bu tür hastalıkların da herkesin başına gelebileceğini görmelerine engel olur. Ve bilinmelidir ki, en büyük hastalık, en tehlikeli, en ölümcül hastalık cehalettir. Cahil bir insandan daha hasta kimse yoktur.

Bipolar Bozukluk Tedavisinde Kullanılan İlaçlar

Bipolar bozukluk belirtilerinin kontrol altına alınmasında farklı ilaç türleri kullanılır. Kişinin hangi ilaçların kendisi için işe yaradığını bulabilmesi için birçok farklı ilacı doktor kontrolünde denemesi gerekebilir.

Bipolar bozukluğun tedavisinde genellikle şu tür ilaçlar kullanılır:

  • Duygudurum sabitleyiciler
  • Atipik stabilizerler
  • Antidepresanlar

İlaç kullanan kişilerin, ilaçların risk ve faydalarını anlayabilmeleri için bir doktorla veya eczacıyla konuşmaları gerekir.

Herhangi bir yan etkiyi derhal doktorunuza bildirin. Doktorunuzun dozu düzenlemesi veya farklı bir ilaç denemesi gerekebilir. Doktorunuza danışmadan kesinlikle bir ilacı kullanmayı bırakmayın. Bir ilacın aniden kesilmesi, hastalığın tekrarlamasına ya da bipolar bozukluğun belirtilerinin daha kötüleşmesine neden olabilir. İstenmeyen ya da potansiyel olarak tehlikeli olabilecek terketme belirtileri de (bir ilacı aniden bırakma) olasıdır.

Bipolar Bozukluk Tedavisinde Psikoterapi

İlaçlarla birlikte yürütüldüğünde, psikoterapi (“konuşma terapisi”), bipolar bozukluğun tedavisi için etkili bir tedavi yöntemi olabilir. Psikoterapi, bipolar bozukluğa sahip insanlara ve ailelerine destek, eğitim ve rehberlik sağlar.

Bipolar bozukluk terapisinde kullanılan bazı psikoterapi tedavileri:

  • Kognitif Davranışsal Terapi (KDT)
  • Aile odaklı terapi
  • Kişiler Arası ve Sosyal Ritim Terapisi
  • Psikoeğitim

Diğer Tedavi Seçenekleri

Elektrokonvülsif Terapi (EKT)

EKT, diğer tedavi yöntemlerinden fayda görememiş, ciddi bipolar bozukluğa sahip insanların tedavisinde fayda sağlayabilir.Hamilelik gibi ilaç alımının tehlikeli olduğu durumlarda da bazen EKT kullanılır. EKT; kafa karışıklığı, bilinç bulanıklığı ve hafıza kaybı gibi kısa süreli yan etkilere neden olabilir. Bipolar bozukluğa sahip kişi, EKT’nin olası faydaları ve riskleri ile ilgili tecrübeli bir sağlık uzmanından fikir almalıdır.

Uyku İlaçları

Uyku problemleri yaşayan bipolar hastaları bu tedaviyi genellikle faydalı bulurlar. Bununla birlikte, uykusuzluk sorununda düzelme olmuyorsa, doktorunuz ilaçları değiştirmeyi önerebilir. Buna rağmen uykusuzluk devam ediyorsa, doktorunuz bazı sedatifleri (sakinleştirici) ve diğer uyku ilaçlarını deneyebilir.

Alternatif Tıp Tedavileri

Bitkisel ve doğal destekleyici tedaviler ve bu tedavilerin bipolar bozukluğa etkileri üzerine çok fazla çalışma bulunmamaktadır.

Bir doktor için önemli olan, hastasının reçeteli ya da destekleyici hangi ilaçları aldığını bilmesidir. Bazı tıbbi ilaçlar ve destekleyici tedaviler birlikte alındığında bazı istenmeyen ve tehlikeli etkilere neden olabilmektedir.

Yaşam Çizelgesi Tutmak

Uygun tedavi bulunduğunda bile, duygudurum dalgalanmaları yaşanabilir. Doktor ile hasta birlikte çalıştığında ve tedavi ve seçimler üzerinde açıkça konuştuklarında, tedavi daha etkili olmaktadır. Günlük duygudurum dalgalanmalarının, tedavilerin, uyku düzenlerinin ve günlük olayların yazıldığı bir yaşam çizelgesi tutmak, hastaya ve doktora bipolar bozukluğu takip ve tedavi etmekte fayda sağlayabilir.

Bipolar Bozukluk ve İntihar Düşünceleri

Eğer kendinize zarar vermeyi ya da intihar etmeyi düşünüyorsanız:

  • Derhal bu düşüncenizi size yardımcı olabilecek birine söyleyin
  • Hemen doktorunuzu arayın
  • En yakın hastanenin acil servisine gidin

Sevdiğiniz biri size intihar düşüncesinden bahsettiyse:

  • Onu yalnız bırakmayın
  • Sevdiğiniz kişinin bir doktordan yardım almasını sağlayın ya da en yakın hastanenin acil servisine gitmesini sağlayın ya da ülkenize ait acil servis numarasını arayın
  • İntihar için kullanabileceği kesici, delici ve diğer tüm tehlikeli aletlere ve ilaçlara ulaşmasını önleyin.

 Vikipedi Bipolar Bozukluk makalesi için tıklayın