Sayın Avukat Burcu Kandemir ile İstinaf ve Yeni Temyiz Sürecini Konuştuk

    0
    367

    Son günlerin çok konuşulan ve hem vatandaşın hem de hukukçuların kafalarında oldukça fazla soru işareti oluşmasına neden olan bir konuyu, İstinaf Kanun Yolunu ve Bölge Adliye Mahkemelerini, çok değerli avukat Sayın Burcu Kandemir ile konuştuk. Kendisi yayın içerisinde olduğundan çok daha fazlasını bizlere en ince ayrıntısına kadar anlatarak, aklımızda istinaf ile ilgili hiçbir soruya yer bırakmadı. Bizler de TerstenGlob olarak, herkesin faydalanabilmesi adına, Sayın Avukat Burcu Kandemir ile yaptığımız söyleşinin satır başlarını, herkesin bilmesi gereken çok önemli noktalarını sizler için yayınladık. Çok değerli avukatımıza bizlere zaman ayırdığı ve bu söyleşinin yayınlanmasına izin verdiği için çok teşekkür ediyoruz. Ve kendisiyle yaptığımız bu bilgilendirici söyleşi ile sizleri baş başa bırakıyoruz.





    Sayın Avukatım bu değerli zamanınızı bize ayırdığınız için teşekkür ediyoruz. İlk olarak Bölge Adliye Mahkemeleri ile ilgili bizi biraz aydınlatmanızı rica edeceğiz.

    Nedir Bölge Adliye Mahkemeleri?

    Öncelikle şunu söylemek istiyorum. TerstenGlob ekibi olarak vatandaşı bilinçlendirmek amacı güttüğünüz ve benimle bu yolda bağlantıya geçtiğiniz için mutluluk duydum. Dilerseniz hemen ilk sorunuzun cevabı ile başlayalım.
    İstinaf kanun yolu faaliyete geçmeden önce, hukuk sistemimizde iki aşamalı bir yargı sistemi mevcuttu: ilk derece mahkemeleri ve ilk derece mahkemelerinin kararlarının hukuki denetimini yapan Yargıtay.

    Vatandaşın aklında soru işareti kalmaması adına ilk derece mahkemeleri nelerdir kısaca ona da değinelim. Herkesin rahatça anlayabilmesi için hukuki terim kullanımını sıfıra yakın tutmaya gayret ediyorum ancak anlaşılmayan yerler olursa elbette ki açıklamaktan mutluluk duyarım.

    İlk derece mahkemeleri; halkın anlayacağı şekliyle vatandaşın davalarının ilk olarak yargı önüne çıkarıldığı tanıkların dinlenip delillerin toplandığı, gerekli tüm adımlar uygulandıktan sonra hakimin kararını bildirmesi ile sona eren duruşmaların görüldüğü daha çok Adliye Mahkemeleri olarak bilinen yerel mahkemelerdir. Biz bu söyleşide istinaf kanun yolunun ceza yargılamasındaki yerinden bahsedeceğiz. İlk derece mahkemeleri ‘Hukuk

    Mahkemeleri’ ve ‘Ceza Mahkemeleri’ adı altındaki iki ana kategoride toplanır. Hukuk yargılamaları için istinaf yolu ise ancak ayrı bir başlık altında işlenebilir. Hukuk yargılamasında istinaf kanun yolu ve istinafta parasal sınır ile ilgili ayrıntılı bilgi almak isteyen vatandaşlarımız hukuk büromuzun (Kandemir Hukuk Bürosu) web sitesinde (http://kandemirhukuk.com) yayınlamış olduğum İstinafta Parasal Sınır başlıklı yazımı okuyabilirler. Ayrıca vatandaşların çokça zorlandığı dilekçe mevzuunda da yardımcı olabilmek için bir İstinaf Dilekçe Örneğine de linkten ulaşabilirler

    Evet ne diyorduk; ilk derece adli mahkemeler şunlardır:

    Hukuk Mahkemeleri;
    • Sulh Hukuk ve Asliye Hukuk Mahkemeleri
    • Aile Mahkemeleri
    • İş Mahkemeleri
    • Ticaret Mahkemeleri
    • Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemeleri
    • Tüketici Mahkemeleri
    • Kadastro Mahkemeleri
    • İcra Mahkemeleridir.





    Ceza Mahkemeleri ise;
    • Sulh Ceza Mahkemeleri
    • Asliye Ceza Mahkemeleri
    • Ağır Ceza Mahkemeleri
    • Çocuk ve Çocuk Ağır Ceza Mahkemeleri
    • Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemeleri
    • 5190 sayılı Kanunla kurulan CMK 250. maddesindeki suçlara bakmakla görevli ağır ceza mahkemesi
    • icra ceza mahkemeleridir.

    Yargıtay ise vatandaşın daha yakından tanıyacağı üzere Temyiz Mahkemesidir. Yani yerel mahkemeler ya da adliye mahkemeleri olarak bilinen ilk derece mahkemelerinin kararlarını inceleyen üst mahkemedir. İstinaf kanun yolu yürürlüğe girmeden önce, bir vatandaş yerel mahkeme sonucunda çıkan kararı temyiz etmek istiyorum dediğinde, dava dosyası Yargıtay’a gönderiliyordu.

    Peki Sayın Avukatım, İstinaf Kanun Yolu ile Ne Gibi Bir Değişiklik Oldu?

    İstinaf ile birlikte ilk derece mahkemeleri ile Yargıtay arasında, ilk derece mahkemelerinin kararlarını denetleyecek Bölge Adliye Mahkemeleri teşkilatlandırıldı. Böylece ilk derece mahkemelerinin kesin olmayan kararları artık Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından hukuki denetime tabii tutulacak. Bölge Adliye Mahkemelerinin kesin olmayan kararları ise Yargıtay tarafından kendi normlarına uygun bir şekilde incelenecek.

    Sizce de Böyle Bir Uygulama Gerekiyor muydu? Yani Neden Bölge Adliyelerine ihtiyaç duyuldu?

    Bunun en önemli nedeni temyiz yolunun tek mahkemesi olan Yargıtay’ın iş yoğunluğu ve bunun yargı sürecinin uzun sürmesine etkisi. Türkiye’de 81 il, hukuk ve ceza mahkemesi olarak sayısız ilk derece mahkemesi var. Temyiz edilen dosyaların hepsi Yargıtay’a gidiyor. Şu anda Yargıtay’da incelenmeyi bekleyen milyonlarca dosya bulunuyor. Bu bakımdan istinafın bir süre sonra Yargıtay’ın iş yükünü azaltacağını bekliyoruz. Diğer yandan istinafın hayata geçirilmesinde en büyük etkenlerden biri de çift kademeli denetim sistemi ile daha sağlıklı bir yargılama sürecinin hedeflenmesidir. İlk derece mahkemelerinin kararları artık iki ayrı üst yargı organı tarafından denetlenebilecek. Bu mekanizma en çok temel insan haklarından biri olan adil yargılanma hakkına hizmet edecek. Yani istinaf kanun yolu; hem hukuksal süreçleri rahatlatacak hem de vatandaşın haklarının korunması hukuken daha sıkı denetime tabi olacak.
    İstinaf kanun yolu konusunda yetkin bir avukat olarak fikrinizi öğrenmek isteriz.



    Bölge Adliye Mahkemelerinin avukatlar açısından herhangi bir dezavantajı var mı? Yoksa Bölge Adliyeleri Avantaj mı Sağlamakta?

    İstinaf sisteminin avukatlar açısından herhangi bir dezavantajı olduğunu düşünmüyorum. Belki istinafın iki kademeli denetim mekanizması avukatların iş yükünü bir parça arttırabilir. Zira istinafta yargılamanın yeniden yapılabilecek oluşu duruşma ve dilekçe yoğunluğunu arttırabilir. Ayrıca istinaf aşamasından sonra eğer temyiz yolu açık bir karar verilmişse, avukatlar bir de temyiz aşaması için gerekli işlemleri yapacaklar. Ancak bu hususların avukatlar için dezavantaj teşkil ettiğini söyleyemeyiz. Başvurulabilecek kanun yolunun çokluğu ve yargı için sağlıklı bir denetim mekanizması avukatlar için her zaman avantaj niteliğindedir. En nihayetinde avukatların nihai talebi de adil bir yargılama sürecidir.

    Bölge Adliye Mahkemeleri vatandaşlar için yargılama yolunda neler değiştirdi?

    Az evvel bahsetmiş olduğum gibi, istinaf ile gelen çift kademeli denetim sistemi daha adil ve hızlı bir yargılama süreci vaat ediyor olduğundan, uzun vadede yargıya güvenin artacağını düşünüyorum.

    Vatandaşlar haklı olarak davaların çok uzun sürdüğünü düşünüyorlar. İstinaf sistemi bu sorunun çözümüne katkı sağlayacak. Bunun dışında ilk derece mahkemelerindeki yargı sisteminde vatandaş için pratikte bir değişiklik yok. Yargı süreci aynı. Sadece artık ilk derece mahkemesinin kararının denetlenmesini talep ediyorlarsa ve karar da istinaf incelemesine açık yani kesin olmayan bir kararsa, temyiz için Yargıtay’a değil, istinaf kanun yoluna yani Bölge Adliye Mahkemesine başvuracaklar.

    İstinaf sisteminin hayata geçmesiyle bu zamana kadar “temyiz” dendiğinde sadece Yargıtay’ı bilen herkesin aklı karıştı. Sayın avukatım siz de uygun görürseniz, yazımızın başından beri sözünü ettiğimiz istinaf kelimesine biraz daha yakından bakalım. Sizi biraz yorduk farkındayız, bir de gerçekten herkesin anlayabilmesi için hukuki terimleri kullanmamaya gayret ediyorsunuz, bunun da sizi epeyce zorladığını da görebiliyoruz ancak bu çabanızdaki başarınız da takdire şayan doğrusu.

    Sayın Avukatım İstinaf Ne Demektir? Yani temyizle bu kelimenin bağlantısı nedir?

    Öncelikle nazik sözleriniz için teşekkür ediyorum. Halkın anlayabileceği dilde anlatmazsak nasıl anlayabilir ki vatandaş bu değişikliğin hayatlarına getireceği değişikliği, değil mi? Hukuki terimleri kullanmadan konuşmakta zorlandığım konusunda haklısınız fakat vatandaşa hizmet her zaman önceliklidir. Vatandaş haklarını bilmeli. Onları aydınlatmak da hukuki konularda biz avukatlara düşüyor.




    Sorunuzun cevabına gelince, istinaf kelime anlamıyla aslında Osmanlıca bir kelimeden türetilmiş. Şöyle ki; Osmanlıca’da -inaf sözcüğünün anlamı, baştan başlamak, yeniden başlatmak olarak geçiyor. Bazı kaynaklarda ise, birilerini bir şeyi değiştirmeye zorlamak anlamı da olduğu söyleniyor. Yani istinaf kanun yolunun temyiz süreci ile ilgili olduğunu düşündüğünüzde, temyiz de bir davanın kararının değiştirilmesi için başvurmak, davanın yeniden başlatılması, baştan görülmesi için başvurmak anlamıyla tam olarak istinaf kelimesinin kökeniyle kesişiyor diyebiliriz.

    Şimdiye kadar hep yerel mahkemeler ve Yargıtay arasındaki süreçten bahsettik.

    Merak eden vatandaşlarımız için suç teşkil edecek bir davranışın ortaya çıkmasından davanın temyizine kadar geçen süreci özetlemeniz mümkün mü?

    Elbette mümkün. Zaten Hukuki anlamda istinafın ne olduğunu tam olarak anlayabilmek için, ceza yargısı sistemini ana hatlarıyla bilmek gerekir. Kısaca anlatmak gerekirse; ceza yargılaması soruşturma aşaması ve kovuşturma aşaması olmak üzere ikiye ayrılır.

    Soruşturma evresini Cumhuriyet Savcısı yönetir. Bir suç işlendiği iddiası ortaya çıktığında ilk araştırmayı kolluk ve savcı yapar. Şüphelilerin ve tanıkların ifadeleri alınır, deliller toplanır. Cumhuriyet savcısı iddia edilen suçun işlendiğine ilişkin yeterli kanıtı elde ederse, olaya ilişkin iddianameyi hazırlayıp görevli ve yetkili ceza mahkemesine gönderir. İddianamenin mahkemece kabulü ile kovuşturma evresi başlar. Bu evrede yargılamayı artık mahkeme yapar. Mahkeme gerekli gördüğü delilleri toplar, sanığın savunmasını alır ve tüm bunların sonucu olarak ya suçun işlendiğine kanaat getirip sanığın kanun öngördüğü cezayla cezalandırılmasına ya da beraatine karar verir. İşte istinaf sistemi bu aşamadan sonra ortaya çıkar. Çünkü istinaf bu mahkemenin ( ilk derece mahkemesinin ) vermiş olduğu son kararın denetlenmesini sağlayacak ilk kanun yoludur.

    İlk kanun yolu dediniz, yani aşamalı bir sistem mi söz konusu artık?

    Evet, öyle de denebilir. İstinaf, temyiz yolu ile yani Yargıtay ile ilk derece mahkemesi arasında başvurulan bir kanun yolu niteliği taşır. Bu şekilde ifade etmek hukuk tekniği açısından tam olarak doğru değil ancak sistemi ana hatlarıyla anlamak için daha uygun bir söyleyiş.

    Peki, istinaf ne zaman uygulanmaya başladı?

    Aslında istinaf a ilişkin yasa Eylül 2004’te yürürlüğe girdi. Ancak istinaf incelemesini yapacak olan mahkemeler 20 Temmuz 2016’da göreve başladı. Bunun anlamı şudur: 20 Temmuz 2016’dan sonra karara çıkan ve daha önce Yargıtay incelemesinden geçmemiş olan dosyalar istinafa tabiidir. Daha önce bir şekilde dosya Yargıtay’a gitmişse karar 20 Temmuz 2016’dan sonra çıkmış olsa da istinaf yolu kapalı olacak, eski sistem geçerli olacaktır yani dosya temyiz incelemesi için ancak Yargıtay’a gönderilebilecektir.

    Burcu Hanım herkesin çok merak ettiği bir konuyu da açıklığa kavuşturmak adına sormak istiyoruz;

    Tüm kararlar istinaf istemiyle Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilebilir mi? Hangi kararlar istinafa tabiidir?

    Her karar istinafa tabii değildir, ilk derece mahkemelerce verilen bazı kararlar kesindir ve bu kararların bölge adliye mahkemesince denetlenmesinin talep edilmesi mümkün değildir. Bu kararlar üç bin liraya kadar olan adli para cezaları, üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan dolayı beraat hükümleri ve kanunlarda kesin olduğu belirtilen kararlardır. Bu kararlar kesindir, ne istinafa gönderilebilir ne de temyize.



    Burda eklemek istiyorum ki üçbin lira istinaf sınırı doğrudan adli para cezası verilen mahkumiyetler için geçerlidir. Önce hapis cezası verilip sonra bu ceza adli para cezasına çevirilmişse bu sınır uygulanmaz, her halükarda istinaf yolu açık olur.

    İstinaf ile temyiz arasındaki farklar nelerdir? Denetim yöntemleri farklılık gösterir mi?

    İstinaf ve temyiz incelemesi oldukça farklılık gösteriyor. Temyiz incelemesinde hukuki denetim dediğimiz sınırlı bir inceleme yapılır. Yani kararda hukuka aykırılık var mı, kanun maddeleri ilgili olaya doğru uygulanmış mı bunlara bakmakla yetinilir. İstinaf incelemesinde ise bu incelemeye ek olarak vakıa denetimi de yapılır. Örneğin temyiz incelemesinde sanığın eyleminin suç teşkil edip etmediğine, ediyorsa bu eyleme uygun cezanın verilip verilmediğine ilişkin sınırlı bir inceleme yapılırken, istinafta olayın yargılaması da yapılarak eylemin gerçekten sanık tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de incelenir. Yani maddi olay yargılaması yapılır. Bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi gerekli görürse tanıkları tekrar dinler, delil incelemesi yapar. Ortaya çıkmış yeni delillerin dahi ileri sürülmesi mümkündür. Özetle istinafta yargılamanın tekrar yapılması imkânı mevcuttur.

    Bu inceleme ve denetleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi nasıl kararlar verecek?

    İstinafta yapılan yargılama sonucunda bölge adliye mahkemesi ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bulursa “istinaf talebinin reddine” karar verecek. Temyizde ise bu durumda “onama” kararı verilir. İstinafta eğer ilk derece mahkemesinin verdiği karar hukuka aykırı olduğu kanaatine varılırsa “kararın kaldırılmasına” karar verecek ve kendisi bu kararın yerine yeni karar verebilecek. Yargıtay’da yani temyizde böyle bir durum yok. Yargıtay hukuka aykırı bulduğu kararı bozarak ilk derece mahkemesine geri gönderiyordu, ilk derece mahkemesinin yerine karar verme yetkisi bulunmuyordu. Yine bölge adliye mahkemesinin kanunda yazılı hallerde kararı bozarak ilk derece mahkemesinde yeniden görülmek üzere göndermeye karar vermesi de mümkündür.

    İstinafta verilen hükmü temyiz etmek mümkün mü?

    Evet, bölge adliye mahkemesince verilen kesin kararlar dışındaki kararlar için temyiz yolu açık olacaktır. Örneğin ilk derece mahkemelerince verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarına ve miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin verilen kararlar için yapılan istinaf başvurusu esastan reddedilmişse yani bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesinin kararı hukuka uygun ve yerinde bulunmuşsa bu kararlar için temyiz yolu kapalı olacaktır.

    İstinaf başvurusu nasıl yapılır? Başvuru süreye tabii mi?

    Evet, mahkemenin kararını açıklamasından itibaren 7 gün içinde istinaf başvurusu yapılmalıdır. İstinaf başvurusu bir dilekçeyle kararı veren mahkemeye yapılabilir. Başvuru gerekli şartları taşıyorsa ve süresinde yapılmışsa ilk derece mahkemesi dosyayı bölge adliye mahkemesine gönderir. Ancak 15 yıl ve daha fazla hapis cezasına hükmedildiği durumlarda talep olmaksızın karar istinaf denetiminden geçecektir. Bu yasal bir zorunluluktur.

    Bölge Adliye Mahkemeleri nerelerde var? Her şehirde bulunuyor mu?

    Hayır, her şehirde bulunmuyor. İlk etapta 8 ilde faaliyete geçmelerine karar verilmişti ancak sonradan bunlara 9 bölge adliyesi daha eklendi. Bölge Adliye Mahkemelerinin bulunduğu iller: İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Konya, Erzurum, Gaziantep, Samsun, Antalya, Kayseri, Sakarya, Trabzon, Van, Diyarbakır, Kayseri’dir. Kararı veren ilk derece mahkemesi hangi bölge adliye mahkemesinin yargı çevresindeyse istinaf incelemesini o bölge adliye mahkemesi yapar.




    Sayın Avukatım çok fazla soru sorduk farkındayız, zamanınızın kısıtlı olduğunu da biliyoruz ancak son olarak çok merak edilen bir konuyu daha size danışmak istiyoruz;

    Hukuk davalarında da aynı sistem geçerli olacak mı?

    Hukuk davalarında da istinaf sistemi geçerli. Ancak her konuda olduğu gibi istinaf ve istinafa tabii kararlar da hukuk davalarında farklı yasalara tabiidir ve özellik arz eder. Hukuk davaları için istinaf kanun yolunu ve özellikle istinafta parasal sınırı anlattığımız bir yazımız da şu an hukuk büromuzun web sitesinde yayında.
    Yazımızı İstinafta Parasal Sınır linkinden okuyabilirsiniz.

    Biz Kandemir Hukuk Bürosu avukatları olarak, vatandaşı hakları, hukuk sisteminin işleyişi ve kanunlar konusunda mümkün olduğunca bilinçlendirmek adına, web sitemiz üzerinden Hukuk Makaleleri, İçtihatlar (Yargıtay Karaları) ve Dilekçe Örnekleri kategorilerinde günlük düzenli olarak yazılar paylaşıyoruz. Umduğumuz gibi vatandaşımızı bilinçlendirebiliyorsak ne mutlu bize.



    Biz de TerstenGlob ekibi olarak; yüce bilgilerini tüm samimiyeti ve inanılmaz bir sabırla bizlerle ve sizlerle paylaştığı için Sayın Avukat Burcu Kandemir’e tekrar tekrar teşekkür ediyoruz.

    Leave your vote

    0 points
    Upvote Downvote

    Total votes: 0

    Upvotes: 0

    Upvotes percentage: 0.000000%

    Downvotes: 0

    Downvotes percentage: 0.000000%